Hakkımda
 Yaşam ve İlişkiler Koçluğu
Usui Reiki
Işık Köprüsü / BEAT
Altın Üçgen / GMA
EFT / TAT
Etkinlik Programı
Faydalı Bilgiler
Çeşitli Yazılar
Hikaye Tadında Mesajlar
Ayın Taşı
e-kitap
Albümler
 

Faydalı Bilgiler

Sağlık Sorunlarının Nedenleri ve Hastalığın Tanımı

Olumlu Düşünmenin Gücü

Taşlar ve Kullanım Alanları
           . Taşların Bakımı
                    - Arındırılması
                    - Programlanması
        . Çakralara Göre Taşlar
           . Taşın Uygunluğunu Anlamak
           . Uyarılar

Pratik Bir Çalışma

 

Sağlık Sorunlarının Nedenleri ve Hastalığın Tanımı

Hastalık, akışı engellenmiş bir enerji tıkanıklığıdır. Kişinin kendisindeki bir dengesizliğin dışa vurumudur. Nasıl mı? Çoğu fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkların temelinde, zihinsel ve duygusal sıkıntılar, bastırılmış duygu ve düşünceler nedeniyle enerji bedenlerindeki (fiziksel, duygusal, zihinsel, ruhsal) enerji kanallarının tıkanması ve enerji dengesinin bozulması yatar. İşte bu enerji kanallarında oluşan tıkanıklıklar, blokajlar sonucunda enerji merkezlerinden hücrelere, organlara yeterli enerji akışı olamaz. Yeterli enerjiyi alamayan organlar da  hastalanır.

Bedenimiz; düşünce, duygu ve inançlarımızın bir aynasıdır. Fiziksel hastalık, duygusal bir travma ya da kazalar gibi oluşan sorunlar da; düşüncelerimizin, duygularımızın veya inançlarımızın değişmesi ya da düzeltilmesi gerektiğini gösteren mesajlardır.

Tabi ki, hepimiz olumsuz düşünce ve duygulara sahibizdir. Bununla birlikte her olumsuz düşünce ve duygu da hastalık üretmez. Hastalığa zemin hazırlayan bu olumsuz düşünce ve duyguların oluşturduğu negatif enerji alanının egemen olması gerekir.  Dolayısıyla, kişinin bu gibi durumlara takılarak enerjisini harcaması, bedenin güç kaybetmesine, kişinin özgüveninin azalmasına sebep olur. Bu da sağlığını korumasını zorlaştırır. Kendimizin olumlu, olumsuz yanlarını olduğu gibi kabullenmek, olayların gelişmesindeki etkimizi görmek, hastalığa davetiye çıkaran düşünce ve duygulara hakim olmamızı sağlar ki; bu da mevcut sorunların büyük bir kısmının çözümlenmesi demektir. Gerisini ise Reiki ya da başka bir enerji tekniği ile yapılacak düzenli çalışmalar tamamlar.

 

 

Olumlu Düşünmenin Gücü

Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın.
Norman Vincent Peale

Bir insanın yaşamına yön veren en önemli etmen, zihninin şekillendirdiği düşünceleridir. Çocukluğumuzdan itibaren oluşturduğumuz düşünce kalıpları, yaşamımızın niteliğini belirlemektedir. Zihnimizde üretilen düşünceler, yaşam sürecinde, bizi mutlu edebildiği gibi son derece mutsuz da edebilir. Yani hayata nasıl bakıyorsak, hayatta bize öyle bakacaktır.

Bir insanın hayatında düşünmediği hiçbir şey gerçekleşemez. Düşünmeden hiçbir şeyi yapamayız ve hayatımıza sokamayız. Örneğin boş bir kağıda hiçbir şey düşünmeden bir şeyler karalamaya çalışın. Başaramazsınız. Çizdiğiniz her çizgi düşüncenizin sonucu oluşmuştur. Eliniz zihninizde üretilen düşüncelere göre hareket eder. Küçük yaşlarımızdan itibaren çevremizden bize yansıyan çok sayıda olumsuz düşünce ile kodlanıyoruz. Örneğin sen yapamazsın, sen beceremezsin, çirkinsin, çok uzunsun, çok kısasın, çok hareketlisin, babam kalp hastalığından öldü, beni de aynı akıbet bekliyor gibi düşünceler zaman içinde bilincimizde veya bilinçaltında tepkilere neden olmaktadır. Bazen bunları, eğer vücudumuz güçlü ise, zarar görmeden atlatırız. Çoğu zamanda bizi hastalığa kadar götüren düşünce kaosu içinde yaşarız.

İnsan, olumsuz duygu ve düşünceler olmadan da yaşamını sürdürebilir. Yaşama dair sorunlarımızın olması bizim olumsuz, saldırgan ve kötü olmamızın koşulu olamaz. Hiç birimizin yaşamak için endişeye, korkuya, öfkeye ihtiyacı yoktur. Yaşam içinde önce aile, daha sonra, eğitmenler ve toplum bu tür düşüncelerin insanda oluşmasına sebep olmaktadır. Örneğin; okumazsan adam olamazsın, yemeğini yemezsen annen seni sevmeyecek, ders çalışmazsan babana söylerim ...gibi. 

Sözcükler de, tıpkı düşünceler gibi enerjiye sahiptir. Sözcükler ifade edilen düşüncelerdir ve niyetimizin mesajını taşırlar. Onlar kendilerine uygun enerjileri çağırırlar.  Eğer sürekli olarak çevremize kilo vermek için ne kadar uğraşıp didindiğimizi söylüyorsak, daha fazla didinme yaratmayı sürdürürüz. Eğer insanlara devamlı korkularımızdan, endişelerimizden bahsedersek, yaşantımıza devamlı korkacağımız ve endişeleneceğimiz olayları çekmeye devam ederiz. Zararsız olduğunu zannettiğimiz bir gevezelik bile enerji yayar. Hiçbir düşünce boş değildir! Enerji düşünceyi izler, neyi yansıtırsak onu çekeriz.  Kısacası düşüncelerimizi sözcüklerle ifade ettiğimizde, onların enerjileri Evren'e yayılıp bize düşünce ve sözle sunduğumuz şeyleri misliyle geri getirirler. Ne düşüneceğimizi seçebildiğimiz gibi, sözcüklerimizi de bilinçli olarak seçme gücüne sahibiz.

Vermek istediğimiz mesaj iyi niyetle de olsa olumsuz cümleler ile yanlış enerjiler oluşturulmaktadır. Toplumumuzda sık söylenen "erkekler ağlamaz", "kızlar ağaçlara tırmanmaz", "birisi sana vurursa sen de ona vur", "kazasız belasız git", "çok gülersen çok ağlarsın" veya "yabancılara güvenilmez", "geceleri yalnız başına sokağa çıkılmaz", "insanlar seni aldatır", "parayla saadet olmaz" gibi örneklerini çoğaltacağımız düşünce kalıplarıyla oluşan mesajlar birçok inanç kalıbını oluşturur.

İşte hepimizin çok iyi bildiği olumsuz düşünce ve duygulardan birkaç örnek : "Endişe, yargılamak, kıyaslamak, kıskançlık, sevgisizlik, kendi değerini bilmemek, inat, şüphe, nefret, hırs ve rekabet, bağımlılık, sabırsızlık, korku uyandıran düşünceler; hastalık, yalnız kalma, dışlanma, aldatılma, kaybetme, başaramama, anlaşılamama, eleştirilme."

Düşünceler bilincimizin denetimi altında olduğuna göre, istediğimiz düşünceyi bilinçli olarak seçebilir ve düşüncelerimizi kontrol edebiliriz. O zaman neden kızgınlık, öfke, korku, endişe, hırs. gibi düşünceler yerine, enerjimizi artıran, auramızın, çakralarımızın dengede olmasını sağlayan, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren, kendimizi sağlıklı ve mutlu hissettiren sevgi, şevkat, iyilik dolu düşünceleri yaşantımızda kalıcı bir hale getirmiyoruz ?

Kaynak: Dönüş Yolu Açıldı / Gündüz Saka / Ashua-Turkuaz Yayınevi

 

Taşlar ve Kullanım Alanları

Taşlar, oluşum ve gelişimlerini milyonlarca süren bir zaman  diliminde tamamlarlar. Bu süreçte de bünyelerine birçok enerjiyi depolarlar. Kullanıldıklarında da taşların üzerinde birikmiş olan bu enerjiler yani yaydıkları elektromanyetik alan bulundukları ortamlarda ya da kişilerde olumlu etkiler yaratır.

Taşlar; fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal alanlarda şifa amaçlı kullanılabildiği gibi, enerjinin temizlenmesi, dengelenmesi, yükselmesi, sezgilerin güçlenmesi ve başarı, bereket, şans gibi birçok alanda da kullanılmaktadır.

Her biri ayrı özelliğe sahip olan taşlar, ihtiyaç duyulan bir amaç için ev ya da iş yerlerinde bulundurularak, takı olarak kullanılarak ya da kişinin üzerinde sürekli taşınarak yaydıkları enerjiyle destek verirler. Taşlar ne kadar temiz olurlarsa yaydıkları enerji de o derece saf olur.Taşlar enerji yaydıkları gibi, bulundukları ortamın olumsuz enerji titreşimlerini ve onu kullananın fizik bedeni dahil tüm enerji bedenlerindeki zararlı maddeleri, olumsuz enerjileri de emerler.

 

 

Taşların Bakımı

Hangi amaçla alınırsa alınsın bir taşı, öncelikle yüklendiği bilinmeyen enerji titreşimlerinden fiziksel olarak arındırmak, sonrasında da yeniden programlamak gerekir.

Taşların Arındırılması
Var olan her şey bir enerjiden ibaret olduğuna göre her düşüncemiz, ürettiğimiz her duygu, niyetimiz ve söylediğimiz her söz de bulunduğumuz ortama olumlu ya da olumsuz enerjitik iz bırakır. Dolayısıyla taşlar kazılıp çıkarıldıkları ilk andan, işlem görene ve satın alınana kadar geçirdikleri süre içinde çeşitli ortamlarda bulunurlar ve birçok kişi tarafından dokunulur. Bu taşlar dokunulsun ya da dokunulmasın bulundukları ortamın tüm enerjilerini üzerlerine çekerler.

Bir taş, sahibi tarafından kullanılmaya başlamadan önce ve kullanım sıklığına göre ara sıra arındırma işleminden geçirilmelidir. Taşın hangi sürelerde arınması gerektiğini kişi taşı kullandıkça fark eder. Genelde bir taşın ışığının azalması, matlaşması veya bulanık görünmesi, yeterli enerji alınamadığının hissedilmesi temizlenme zamanının habercisidir. Ben takı olarak kullandığım taşlarımı kullanımdan hemen sonra, ev ortamında bulundurduklarımı da duruma göre bazen 15 günde bir, bazen ayda bir arındırıyorum.

Taşlar şifa amaçlı kullanıldıkları zaman da mutlaka arındırılmalıdır. Bazı taşların yapılarından dolayı olumsuz enerji barındırmadıkları söylenir. Her ne kadar arındırılmasına gerek olmasa da, taşı arıtmak ona zarar vermez. Arındırma işlemi ile taş, istenmeyen enerjilerinden temizlenmiş, önceden yüklenmiş olan programı silinmiş, böylece herhangi bir olumsuz enerjinin de başkasına iletilmesi önlenmiş olur.

Bazen taşların enerjileri  hissedilemez olur, çatlar ya da kırılırlar, ufalanmaya başlarlar. Ömürleri tükenir. Bu durumda taşları atmadan geldikleri yere, toprağa gömmekte fayda vardır.

Taşlar, birçok farklı yöntemle arındırılabilir. Bunlardan bazıları; akan su (ne çok soğuk, ne çok sıcak), sirkeli ve tuzlu su, ay ve güneş ışığı, toprak, niyet, sevgi, Reiki enerjisi gibi. Bunlardan biriyle ya da bir kaç yöntem bir arada kullanılarak arındırma işlemi yapılabilir. Kendi uyguladığım arındırma yöntemi ise şöyledir:

Arındırma işlemi;

  • Taşlar 24 saat sirkeli suda bekletildikten sonra, akan suda durulanır. Mümkünse taşına göre güneş ya da ay ışığında  bir süre bekletilir.

  • Eğer Reiki enerjisiyle çalışmalar yapıyorsanız, enerjiyi yönlendirmeye yarayan sembolleri devreye sokarak taşlarınızı arındırabilirsiniz. Bunun için taşı elinize alın ve

    • Reiki eğitmeni / 3.aşm.Reiki uygulayıcısı iseniz; "4.sembol ve 3 defa sembolün ismi" + "3.sembol ve 3 defa sembolün ismi" + "2.sembol ve 3 defa sembolün ismi", en sonunda da  "1.sembol ve 3 defa sembolün ismi" taşın üzerine çizin ve niyetinizi söyleyin: "Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor". Bir süre Reiki vermeye devam edin.

    • 2.aşm.Reiki uygulayıcısı iseniz; "3.sembol ve 3 defa sembolün ismi" + "2.sembol ve 3 defa sembolün ismi", en sonunda da  "1.sembol ve 3 defa sembolün ismi" taşın üzerine çizin ve niyetinizi söyleyin: "Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor". Bir süre Reiki vermeye devam edin.

    • 1.aşm.Reiki uygulayıcısı iseniz; kendinizi Reiki enerjisine açın. Bir yandan Reiki enerjisini akıtırken diğer yandan kalp çakranızdaki sevgi frekansını yükseltin ve taşa akıtın. Bunu kalp çakranızdan pembe bir ışığın çıktığını ve taşı sarıp sarmaladığını imgeleyerek ya da öyle olduğunu bilerek yapabilirsiniz. Ve niyetinizi söyleyin. "Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor". Bir süre Reiki vermeye devam edin.

  • Eğer Reiki bilmiyorsanız; taşı elinize alın ve kalp çakranızdaki sevgi frekansını yükselterek taşa akıtın. Bunu kalp çakranızdan pembe bir ışığın çıktığını ve taşı sarıp sarmaladığını imgeleyerek ya da öyle olduğunu bilerek yapabilirsiniz. Ve niyetinizi söyleyin. "Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor".

Taşların Programlanması
Arındırma işleminden sonra nötr hale gelen taşlar, artık kişinin niyetine göre yeniden programlanabilir. Taşlar  farklı niyetlerle kodlanarak kullanılabilirler. Örneğin şifaya destek olması, koruma sağlaması, bulunduğu ortamı arındırması, rahat uyumak ya da vizyon almak gibi birçok amaç için programlanabilirler.

Taşlar yapılan programa göre ya kendiliğinden harekete geçerek sürekli enerji yayarlar. Ya da elinize aldığınızda niyetiniz doğrultusunda ihtiyaç duyulduğu anda enerji yaymaya başlarlar.

Taşlar bir başkası için de programlanabilir. O zaman, o kişinin ismi söylenerek istenilen niyete göre taş programlanır.


Programlama İşlemi
;

  • Temizlemek için elinize aldığınız taşa, temizleme işleminden sonra bir süre daha kalp çakranızdan sevgi enerjinizi akıtmaya devam edin.
  • Taşı hangi amaç için programlamak istiyorsanız bunu bir olumlama cümlesi ile niyet olarak söyleyin. Örnekler;
    • bütünün hayrına olmak üzere, bir sonraki kullanışımda fizik bedenim dahil tüm enerji bedenlerimin enerjisini dengeliyorsun ve koruma alanı oluşturuyorsun, seni sevgimle kodladım,
    • bütünün hayrına olmak üzere, bir sonraki kullanışımda vizyon almak için seni sevgimle kodladım,
    • bütünün hayrına olmak üzere, tüm elektronik cihazlardan yayılan radyasyondan bulunduğun ortamı arındırıyorsun ve koruma alanı oluşturuyorsun, seni sevgimle kodladım,
    • bütünün hayrına olmak üzere, bir sonraki kullanışımda kendimi en doğru kelimelerle, özgürce, cesaretle ve sevgiyle ifade ediyorum ve anlaşılıyorum, seni sevgimle kodladım.

 

 

Çakralara Göre Taşlar

Çakralar bölümünde de anlatıldığı üzere, bedene enerji giriş kapıları olan bu merkezlerin dengeli bir şekilde çalışmaları gerekir ki, beden sağlığını devam ettirebilsin. Beden sağlığı dengede olan biri, zihinsel, duygusal ve ruhsal anlamda da dengede olmuş olur.

Her çakrayla bağlantılı bir çok taş vardır. Kişi hasta olduğunda bedendeki enerji akışı bloke olmuş demektir. O bölgeye enerji aktaran çakradaki blokajı gidermek ve dengelemek için o çakraya en uygun taşı kullanabilirsiniz. Taşı, yatar durumdayken ilgili çakranın üzerine yerleştirebilirsiniz ya da cebinizde sürekli taşıyabilir, takı olarak kullanabilirsiniz. Çakralara uygun taşlardan bazıları:

Ayak Tabanları:
Dumanlı kuvars, Obsidyen, Kaplangözü.

Kök Çakrası Taşları: Kırmızı Akik (Agat), Granat (Lal), Güneş Taşı, Hematit, Kırmızı Jasper, Karneol (Kantaşı), Kristal Kuvars, Kırmızı Mercan, Oniks, Beyaz Topaz, Siyah Turmalin, Yakut, Zirkon.

Sakral Çakra Taşları: Kırmızı Akik (Agat), Aytaşı, Güneştaşı, Karneol (Kantaşı), Kehribar, Dumanlı Kuvars, Sarı Topaz, Zirkon.

Mide Çakrası Taşları: Sarı Jasper, Kaplangözü, Kehribar, Kristal Kuvars, Pirit, Sitrin, Topaz.

Kalp Çakrası Taşları:
Aventurin, Yeşil Kalsit, Kristal Kuvars, Krizokol, Krizopras, Kunzit, Malahit, Pembe Kuvars, Peridot (Zebercet), Rodokrosit, Rodonit, Yakut, Yeşim, Zümrüt.

Boğaz Çakrası Taşları:
Akuamarin, Amazonit, Mavi Kalsit, Kristal Kuvars, Safir, Turkuaz (Firuze), Mavi Turmalin, Lapislazuli.

Alın Çakrası Taşları: Azurit, Fluorit, Elmas, Kristal Kuvars, Krizokol, Labradorit, Lapislazuli, Larimar (Atlantis Taşı), Mavi Safir, Moldavit, Sodalit.

Taç Çakrası Taşları: Ametist, Kristal Kuvars, Moldavit, Magnetit, Opal, Beyaz Topaz.

 

 

Taşın Uygunluğunu Anlamak

Taşlar şekilleri ve özellikle renkleri ve kullanım amaçlarıyla oldukça cezbedicidirler. Bazen hangi taşı seçeceğimize karar veremeyiz. Bu durumda sol eliniz kalp çakranızda olsun ve niyetinizi söyleyerek örneğin, "............ amaçla almak istediğim, enerji frekansıma uygun en doğru taşı seçiyorum" gibi.  Sağ elinizle de almayı düşündüğünüz taşı tutun. Taşın yaydığı titreşimi hissedin. Size en yakın taşı mutlaka hissedersiniz. Taş seçimini bir başkası için yapacağınız zaman da bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Eğer kişi yanınızda ise, bu sefer, sol eliniz o kişinin kalp çakrasında olsun. Niyetinizi belirtin ve sağ elinizle taşı hissedin. Yanınızda değilse o kişinin ismini söyleyerek, onun ihtiyacı olan en uygun taşı seçmeye niyet edin. Sağ elinizi taşların üzerinde dolaştırın ve hissedin.

 

 

Uyarılar
  • Takı olarak kullanılan taşlarla duşa girilmemesi ve gece yatarken çıkartılması,
  • Temizledikten sonra taşa bir başkasının dokunmaması tavsiye edilir.

 

Pratik Bir Çalışma

Yapacağımız çalışma bilinçli bir şekilde SUyu SEVGİmizle programlamak ve suya sevgimizi akıtmak. Aslında sadece suya değil, tüm canlılara, doğaya, yaşam alanımıza yani DÜNYAMIZA, evrene...

Zamanınızı fazla almayacak çok kolay bir çalışma. Sadece hayal gücünüzü devreye sokuyor (isterseniz) ve niyetinizi belirtiyorsunuz. Eğer Reiki ya da başka bir teknik biliyorsanız, onu da çalışmanıza katarak enerjinizi yükseltebilirsiniz.

 
Dikkatinizi kalp çakranıza (iki göğsün arası) verin. Orada pembe renkli minik bir ışık yakın ve yavaş yavaş büyütün. Pembe rengiyle ışıl ışıl ışıldayan sevgi enerjisine odaklanın ve sevgi enerjinizin frekansının yükselmesini talep ederek derin bir nefes alın ve verirken bedeninizin her yerini SEVGİnizle doldurun (bunu hissedebilir, görebilir ya da öyle olmasına niyet edebilirsiniz). Kendinizi, tüm bedeninizi SEVGİnizle ödüllendirin.

 
 
Tüm hücrelerinizin SEVGİyle yıkandığını, temizlendiğini, yenilendiğini ve dengelendiğini hissedin ve bu cümleyi onaylama cümlesi olarak söyleyin.....

 
 
Sonra derin bir nefes daha alın ve verirken pembe ışığınızın yani SEVGİnizin, bedeninizden dışarı yayılmasına niyet edin. Bir AMPUL gibi SEVGİyle ışıldadığınızı hissedin ya da öyle olduğunu bilin (burada bedeniniz ampul ve ampulun teli de kalp çakranız olsun). Ve "ben SEVGİyle dengedeyim" onaylamasını söyleyin.

 
 
Bedeninizden dışarı yayılan SEVGİ enerjinizi önce bulunduğunuz mekana ve sonra da şehrinize yayın. SEVGİnizin ihtiyacı olan her noktaya akmasına niyet edin ve akıtın. Hangi şehirdeyseniz o şehrin ismini söyleyerek, örneğin; "ANKARA'daki tüm yaşam SEVGİyle dengede" onaylamasını söyleyin.

 
 
Şimdi SEVGİ enerjinizin bulunduğunuz şehirden, ülkemizin ihtiyacı olan her yerine akmasına niyet edin ve akıtın.  "TÜRKİYE'deki tüm yaşam SEVGİyle dengede" onaylamasını söyleyin.

 
 
Ve çalışmaya devam ediyoruz.... SEVGİ enerjinizi DÜNYA'daki tüm canlılara, doğaya akıtın, ihtiyacı olana ve bölgelere ulaşması için .... şimdi DÜNYA'daki tüm SULARA yayın; okyanuslara, denizlere, göllere, derelere, şelalelere, içme sularına, şebeke sularına ve yer altı sularına. SUların yüklendiği tüm olumsuz enerjilerden, kodlamalardan arınmasına niyet edin.

Bu çalışmayı günlük yaşamınıza da çok rahat aktarabilirsiniz. Çevrenizdeki her suyu, içtiğiniz, kullandığınız  ya da ne güzel bir manzara diye baktığınız alanda gördüğünüz dereye, göle, denize sevginizi göndererek mevcut negatif enerjilerinden arınmalarına niyet edin ve sevginizle bu suları yeniden programlayın. Ve sulara yüklediğiniz sevginin herşeye, herkese yani bütüne de yansımasına niyet edin.


 
 
Şimdi bulutlara, yağmur damlalarına, kar tanelerine ve rüzgara bırakın SEVGİnizi, ihtiyacı olan her yere ulaşması adına ve toprağa akıtın SEVGİnizi .... "DÜNYA ve üzerindeki yaşam SEVGİyle dengede" onaylamasını söyleyin.

 
 
Çalışmanın sonuna geldik... yine derin bir nefes alın ve SEVGİnizin dünyadan evrenin sonsuzluğuna yayılmasına niyet edin ve "EVRENdeki tüm yaşam SEVGİyle dengede" onaylamasını söyleyin ... ve çalışmanızı bitirin...
 

 


Her yeni güne AMPUL olarak başlamaya niyet edin.... deneyin ve bunun keyfine varın....

 

 
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
ATATÜRK


Sahip olduklarınızın, sahibiniz olmasına izin vermeyin.
H.Jackson Brown


Bugün ne olduğunuz, dünkü tercihlerinizin sonucudur. Yarın ne olacağınız ise bugünkü kararlarınızın sonucu olacaktır.
Shakespeare


Kendi iyiliğini başkalarına sunduğunda onların içindeki iyiliği dışarı çıkartırsın.
Harry Firestone


Mutluluk, kendi kendine yetenlerindir.
Aritoteles

DUYURULAR
Arşiv
Linkler
 
e-kitap

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Her hakkı saklıdır. © 2006 Evrenin Hediyesi
Serap Toyata • Tel: 0 (532) 376 76 81 • serap@evreninhediyesi.com

Ziyaretçi Sayımız: