Hakkımda
 Yaşam ve İlişkiler Koçluğu
Usui Reiki
Işık Köprüsü / BEAT
Altın Üçgen / GMA
EFT / TAT
Etkinlik Programı
Faydalı Bilgiler
Çeşitli Yazılar
Hikaye Tadında Mesajlar
Ayın Taşı
e-kitap
Albümler
 

USUİ REİKİ

Reiki Nedir?
Reiki Ne Değildir?
Reiki'nin Öyküsü ve Prensipleri
Reiki Nasıl Öğrenilir ve Reiki'ye Uyumlanma
Reiki Eğitiminin Aşamaları
Reiki'nin Kullanım Alanları
Reiki ile Çalışmak
Kendinize Reiki Uygulamak
Reiki'nin Aura ve Çakra ile ilişkisi
Sık Sorulan Sorular
 Uyarılar

 

Reiki Nedir?

Reiki, tarihi binlerce sene öncesine dayanan ve kaynağı Tibet olduğu sanılan bir enerji dengeleme tekniğidir. 1900'lü yılların başlarında, Japon Dr.Mikao Usui tarafından bu tekniğin temelini oluşturan enerjinin kullanımı ile ilgili bilgiler tekrar derlenmiş, toparlanmış ve insanlığa sunulmuştur.

Reiki; Japonca Rei ve Ki kelimelerinden oluşmuştur. Rei ; "evren, bizi kuşatan tüm bilgi", Ki; "yaşam gücü içeren enerji" anlamındadır. Reiki, kısaca "evrensel yaşam enerjisi" anlamına gelmektedir.

Ana kaynağa bağlı ve asla tükenmeyen bir şarj gibi olan Reiki, özündeki yaşam enerjisini yönlendirip harekete geçirmenin bir yolu, bir tekniğidir. Herkes bu evrensel yaşam gücü enerjisi ile dünyaya gelmekte ve varlığını sürdürmektedir. Bedenimizdeki her bir organın ve her bir hücrenin birbirleriyle sağlıklı ve dengeli bir iletişimde olması için, yaşam enerjimizin, "ki"nin, bedenimizde meridyen adı verilen enerji kanallarından rahat akması gerekir. Eğer bu akış engellenirse, bedenin enerji dengesi bozulur ve beden sağlığını devam ettirmede zorlanır. İşte Reiki tekniği ile kendi bedeninizdeki enerjinin, "ki"'nin, sinyal verdiğinde nasıl şarj edileceğini öğrenirsiniz. Reiki çalışmaları düzenli yapıldığında da bedendeki enerjinin bütün hücrelere sağlıklı ve dengeli bir şekilde yayılması sağlanır.

Kişi bu teknikle çalışırken, asla kendi "ki" enerjini (bioenerjisini) kullanmaz. Sadece evrensel yaşam enerjisinin, Reiki'nin, kendisinden bir başkasına akmasına aracı olmaya niyet eder ve elleri enerjiyi aktarmak üzere bağlantı kablosu görevini görür. Bu sebeplerden dolayı hem alıcı, hem de uygulayıcı için son derece güvenlidir. Uygulayıcının kendi enerjisi olmadığı için yorucu da değildir. Aksine aynı zamanda o da güçlenmekte ve enerjiyle dolmaktadır. Ayrıca bazı enerjiyle terapi tekniklerinde olduğu gibi uygulayıcının, hastanın rahatsızlıklarını kendi üzerine alma tehlikesi yoktur. Reiki, içerdiği bilinçle kişiye asla zarar vermez, aksine her zaman ihtiyacına göre fayda sağlar.

Reiki saf, sevgi ve şevkat dolu güçlü bir enerjidir.


 


Reiki Ne Değildir?

Reiki asla alternatif bir tıp yöntemi değildir. Tıbbi müdahalelerin yerine geçmez. Eğer kişinin önemli bir sağlık sorunu varsa, tıp tedavisi ile birlikte Reiki uygulamalarını devam ettirmesi gerekir. Reiki uygulamaları sadece tedaviyi tamamlayan bir yöntemdir. Tıp tedavilerinin olumsuz yan tesirlerini azaltmasının yanı sıra, tadavinin olumlu sonuçlarının gelişmesine de katkıda bulunur.

Reiki'nin, asla hiçbir dinle, tarikat ve mezheple ya da dini bir görüşle ilgisi yoktur. Asla dinsel bir iddiada bulunmaz. Dinler üstü bir kavram olmadığı gibi, içeriğiyle hiçbir inanca da ters düşmez. Bugün dünyada üç milyona yakın insan, hangi dinden ya da mezhepten olursa olsun, isterse ataist olsun Reiki enerjisini kullanmaktadır.

Reiki bir inanç sistemi değildir. Usui'ye göre Reiki enerjisini almak için Reiki'ye inanmak gerekli değildir. Reiki'ye inanmayanlara ya da onun varlığını kabul etmeyenlere de Reiki enerji uygulaması yapılabilir. Reiki ile bir neticeye ulaşmak için inanmaya değil, tekniği öğrenmeye ve uygulamaya ihtiyaç vardır.

Reiki, direk bir şifa yöntemi değildir. Bedenin kendi kendini iyileştirici özelliğini tetikler, bedende sağlığın oluşmasına ortam hazırlar ve destekler.

Reiki, hipnoz ve masaj tekniği için de değildir.

Reiki, asla mistik ve mucizevi bir olay değildir.

REİKİ, BİR KİŞİYE veya BELLİ BİR GRUBA AİT DEĞİLDİR.

Ve Reiki kimsenin özgür iradesine müdahale edecek şekilde çalışmaz.

 

Reiki'nin Öyküsü ve Prensipleri

Reiki, 19. yüzyılın sonlarında Japon Dr. Mikao Usui tarafından yeniden sistemleştirilmiş, daha sonra Hawayo Takata tarafından Japonya'dan Hawai'ye getirilmiş ve oradan da Amerika Birleşik Devletleri ve bütün dünyaya yayılmıştır.

1865 yılında Japonya'da doğan Dr. Usui'nin; çeşitli dinleri incelediği, özellikle Buda, İsa ve diğer büyük öğretmenler tarafından gerçekleştirilen şifa olayları üzerinde çalışmalar yaptığı ve hem doğu, hem de batı dünyasında yıllarca seyahat edip fiziksel şifa metodlarını araştırdığı söylenmektedir. Sanskritçe ve Çince öğrenerek Budist ve Hindu yazıtlarını incelemiş. Ve yaptığı uzun araştırmalarının sonucunda Hint yazıtlarında aradığı şifa tekniğini bulmuş.

Dr. Usui şifa tekniğini bulmakla birlikte bunu nasıl kullanacağını bilmiyormuş. Yazıtlarda bu tekniğin enerji transferiyle ilgili olduğu ve ancak bu transfer ile kişinin güçlenip bunu başkalarına da transfer edebileceği yazılıymış. Bunun nasıl olduğuna cevap bulabilmek için Dr. Usui Japonya'da, Kyoto yakınlarında kutsal dağ olarak kabul edilen Kurama dağına çıkarak, orada 21 gün süre ile dua edip, oruç tutup, meditasyon yapmış. 21.gün ufuktan bir ışık-enerji küresinin belirdiğini görmüş. Bu ışık büyüyerek yaklaşmış ve alın çakrası -üçüncü gözle- birleşerek onun tüm benliğini kaplamış ve kendini kaybetmiş. Dr. Usui, bedenindeki bütün hücrelerin bu güçlü enerjiyle dolduğunu hissetmiş. Bu enerjiyle birleştiğinde daha önce Sanskrit metinlerde gördüğü birçok sembol gözünün önünde canlanmış ve bunu şifa amacıyla nasıl kullanabileceğini ve başkalarına nasıl transfer edebileceğini anlamış. Yaşadığı bu mistik deneyim sonucunda da bu tekniği "Usui Reiki Ryoho" olarak isimlendirmiş.

Kurama dağındaki tecrübeden sonra Dr. Usui'nin Reiki'yi öğretmek amacıyla Japonya'da seyahat ettiği söylenmektedir. Daha sonra Kyoto'da yoksul kişilerin yaşadığı bir semtte kalmış ve yedi sene boyunca Reiki uygulamalarıyla onlara yardımcı olmaya çalışmış. Fakat Reiki sayesinde şifa bulup her yönden yaşamlarını değiştirdiğini zannettiği kişilerin, tekrar eski durumlarına geldiklerini ve onlara yeni bir yaşam tarzı aktaramadığını farketmiş. Bunun üzerine gerçek şifanın ancak kişinin kendi isteğiyle etkili olabileceğini anlamış ve Japon imparatorunun bir şiirinden esinlenerek Usui Reiki Prensipleri olarak bilinen prensipleri oluşturmuş ;

Bugün, özellikle bugün öfkelenme !
Bugün, özellikle bugün endişelenme !
Varolan bütün canlılara iyi davran !
Ekmeğini helal yollardan kazan !
Tanrı'nın zengin hediyeleri için müteşekkir ol !

Dr. Usui 1926 yılında vefat edene kadar Japonya'nın her yerinde Reiki'yi tanıtmış, kullanımını öğretmiş ve "Reiki Ryoho Hikkei" el kitabını yazmış. Tokyo'da "Usui Reiki Ryoho Gakkai"i kurmuş. Onaltı kadar öğretmen yetiştirdiği kabul edilmektedir. Bunlardan birisi ve Dr. Usui'den sonra Reiki'nin öğrenimini ve yayılmasını sağlayan Dr. Hayashi'dir.

Dr. Chujiro Hayashi, 1879-1941 yılları arasında yaşamış. Dr.Usui'nin kurduğu "Reiki Ryho Gakkai" de birlikte çalışmışlar. Usui'nin ölümünden sonra buradan ayrılmış ve Tokyo'da kendi Reiki kliniğini kurmuş. Ayrıca Reiki uyumlamasını ve Reiki uygulamasında kullanılan el tekniklerini geliştirmiş. "Hayashi Shiki Reiki" kitabını yazmış ve kurduğu sisteme de "Hayashi Shiki Reiki Ryho" adını vermiş. 13 Reiki ustası yetiştirmiş. Yetiştirdiği öğrenciler arasında bulunan Hawayo Takata, bu öğretiyi Batı dünyasına taşımış.

Dr.Usui ve Dr.Hayashi'nin, Reiki eğitimlerinde öğrencilerine yazılı dökümanlar dağıttığı ve onların not tutmalarına izin verdiği, Takata'nın döneminde ise bu yöntemin değiştiği; kendi eğitimlerinde not tutulmasına izin vermediği ve herhangi bir döküman dağıtmadığı bir çok kaynakta yer almaktadır. Bu da neden Reiki eğitmenleri arasında gerek uyumlamalarda ve uygulamalarda olsun, gerekse el pozisyonlarında olsun farklılıkların oluştuğunu göstermektedir.

Hawayo Takata, 1980 yılındaki ölümüne kadar torunu Phyllis Lei Furumoto dahil Amerika'da ve Kanada'da 22 Reiki ustasını yetiştirmiş.

Bu şekilde Batı'ya ulaşan Reiki, çok basit olan öğrenimi ile hızla yayılımını sürdürmüş ve zamanla gelişim göstermeye başlamıştır. Böylece son zamanlarda, Usui Reiki'yi temel alan Karuna Reiki, Lightarian Reiki, Seichim Reiki gibi birçok yeni enerji sistemleri de ortaya çıkmıştır.

 

 

Reiki Nasıl Öğrenilir ve Reiki'ye Uyumlanma

Reiki tekniğini öğrenmek ve uygulamak için herhangi bir ön bilgiye ya da özel yeteneklere sahip olmanız gerekmiyor. Kişinin yaşına, zekasına ve eğitimine bağlı değildir. Fiziksel veya psikolojik rahatsızlıklar, hamilelik ya da sürdürülen tıbbi bir tedavi Reiki'yi öğrenmek ve uygulamak için engel değildir. Herkes tarafından, çocuklar dahil, öğrenilmesi çok kolay bir yöntemdir.

Her türlü kolaylığına rağmen, Reiki tekniği kimseye zorla öğretilemez. Alacak olan kişi mutlaka onu istemeli ve onun getireceği olumlu değişikliklere de hazır olmalıdır. Gerekli olan tek şey kendiside uyumlama ve eğitim almış bir Reiki eğitmeninin uyumlaması yani el vermesidir. Uyumlandıktan ve uygulama esasları bir kere öğrenildikten sonra bu tekniği ömür boyu kullanabilirsiniz.

Reiki'yi, diğer elle şifa verme yöntemlerinden ayıran en önemli özellik de bu uyumlanmadır. Uyumlanmadan yapılan her çalışma sadece kişinin kendi bioenerjisini kullanmasıdır. Bu çalışmalar yapılabilir bununla birlikte Reiki uygulaması değildir.

Eğitmen uyumlama işlemi sırasında, Reiki enerjisinin kaynağı ile öğrenci arasında bağlantı kurar ve öğrencinin enerji frekansı, Reiki enerji frekansına ayarlanır.

 

 

Reiki Eğitiminin Aşamaları

1. Aşama Reiki Eğitimi

Birinci aşama eğitiminde, öğrenciye birinci aşama uyumlaması verilerek kişinin aurası ve çakraları Reiki enerji frekansına ayarlanmış olur. Bu aşamada Reiki'nin tarihçesi ve prensipleri öğretilir. Kişinin kendisine ve bir başkasına Reiki uygulayabilmesi için gereken "standart el pozisyonları" gösterilir. Bu aşama öncelikle fiziksel bedene ilişkin çalışmaları içerir.

2. Aşama Reiki Eğitimi

İkinci aşama Reiki eğitimini almak, kişinin birinci aşamadaki çalışmalarına, sorumluluk alma bilincine ve niyetine göre, birinci aşama eğitiminden uygun bir süre sonra, genelde 2-3 ay sonra Reiki eğitmeninin değerlendirmesi ile mümkündür. Öğrencinin Reiki'yi özümseyebilmesi için gerekli olan bu süreyi geçirmesi gerekmektedir. Bazen bu süre uzun da olabilir.

Reiki 2'ye uyumlanmanın ardından ikinci aşama çalışmaları ile olumsuz zihinsel kalıplar ve duygular (kin, öfke, kıskançlık, endişe, korku gibi) üzerinde iyileştirici çalışmalar yapılır. Bu sürecin tamamlanması uzun süre alabilir. Bu öğrenim aşamasında kişiye, enerjiyi çeşitli amaçlarla yönlendiren üç enerji sembolü ile uzağa enerji gönderme yöntemi öğretilir.

3. Aşama Reiki Eğitimi

Bu aşamanın eğitimi kişisel gelişimin ileri seviyesi için olup, kişinin ruhsal yapısı ile ilgili çalışmaları kapsar. Profesyonel Reiki uygulayıcısı olma aşaması da diyebileceğimiz bu aşamaya uyumlanma, Reiki eğitmeninin değerlendirmesiyle mümkündür. Bu bölümde 1. ve 2.aşamadaki çalışmaları yapıp, yeterli deneyime sahip olanlar için ileri bilinçlenme ve ruhsal gelişim çalışmaları yapılır ve üçüncü aşamanın sembolleri öğretilir.

Reiki Eğitmenliği Aşaması

Bu bölümde, öğrencilerden farkındalığı yüksek olanlar ile Reiki'yi kendilerine yaşam yolu yapmak isteyenler niyeti, içtenliği ve arzusu dikkate alınarak uygun görüldüğü takdirde eğitmen olmak üzere yetiştirilir. Bu bölümde de, Reiki'nin uyumlama ve başkalarına aktarma - öğretme teknikleri gösterilir.

Bütün bu aşamalar birbirini tamamlamalarına rağmen, herkes istediği bir aşamada öğrenimine son verebilir.

 

 

Reiki'nin Kullanım Alanları

Başta kendinize olmak üzere, herkese ve herşeye rahatlıkla Reiki enerjisi akıtabilirsiniz. Yaşlılara, bebeklere ve çocuklara olduğu kadar hayvanlara ve bitkilere de Reiki uygulayabilirsiniz.

Reiki'nin, doktor tedavisinin ve ilaçların yerini tutmadığını bir kere daha hatırlatmak isterim. Ancak her türlü tedaviyi ve iyileşme sürecini destekler. Özellikle ameliyat öncesinde hastayı sakinleştirir. Ameliyattan sonraki tedaviye de destek olur. Düzenli yapılan Reiki uygulamaları kişiyi güçlendirir, ameliyat şokunu çabuk atlatmasını sağlar ve ağrısını azaltır. İyileşme sürecini hızlandırır ve ameliyat yarasında herhangi bir komplikasyon olmadan hızlı ve etkili iyileşme görülür.

Reiki enerjisi, içerdiği bilinçle her zaman kişinin ihtiyacına göre fayda sağlar. Sağlık problemi olmayanları da rahatlatır ve canlandırır.

Çalışmalarımızdan geri dönüşler göstermiştir ki, hamileliğin ilk aylarından başlayarak düzenli yapılan Reiki uygulamalarının, hem anne, hem de bebek üzerinde oldukça olumlu bir etkisi olmaktadır.

Günlük yaşamın hemen hemen her yönüne uygulanabilir. İlaçlara, yiyecek ve içeceklere, değerli ve yarı değerli taşlara Reiki enerjini yükleyebilir, mekanlarınızın enerjisini Reiki enerjisi ile temizleyebilirsiniz.

Reiki tekniği; masaj, akupunktur, şiatsu, refleksoloji, hipnoz, renk ve taş terapisi, EFT, meditasyon, yoga ve diğer enerji tedavi teknikleriyle birlikte kullanılabilir.

Reiki, sadece kişinin kendisinde ya da bir başkasında fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal iyileşmeyi tetiklemek ve kişiye bu anlamda destek olmak için kullanılır. Bunun dışında başka bir amaç için kullanılamaz.

 

Reiki ile Çalışmak

Reiki, uygulaması çok kolay bir tekniktir. Kişinin Reiki'ye uyumlanması (el alma) işlemi gerçekleştikten sonra, enerji akışını başlatmak için gerekli olan sadece, onu istemektir. Reiki enerji çalışmalarını yapmak için meditasyon ya da özel haller içinde olmak gerekmiyor. Kişi çalışmaya hazır olduğunda taç çakrasıyla evrenden aldığı bu enerjiyi, kullanmak istediği zaman ellerini, kendisinin veya bir başkasının ya da enerji aktaracağı şeyin üzerine koyar. Enerji otomatik olarak ellerden akmaya başlar. Aktarılan enerjinin yoğunluğu alıcının ihtiyacı doğrultusundadır.

Kişi ellerini gerekli yere koyarak Reiki enerjisini aktardığında mucizeler yaratmaz, sadece enerjiyle enerjiyi etkileştirmiş olur. Reiki enerjisi aktarımı ile kişinin "kendi içsel iyileşme gücü" harekete geçmektedir. Beden istiyorsa kendisinde şifayı oluşturur. Çünkü her insan sadece kendisini iyileştirebilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, bir Reiki uygulaması sırasında hem Reiki uygulayıcısı, hem de Reiki alıcısı içsel iyileşmeyi yaşamaktadırlar.

Reiki enerjisini aktarma konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Reiki hem alıcı, hem de uygulayıcı için son derece güvenlidir. Kullanılan enerji, uygulayıcının kendi enerjisi olmadığı için yorucu da değildir. Kendisinden herhangi bir enerji kaybı olmamaktadır. Aksine aynı zamanda o da güçlenmekte ve enerjiyle dolmaktadır.

Reiki uygulamasında, uygulama süresi konusunda asla tereddütte kalmayın. Reiki'nin kendi bilinci olduğu için, kısa veya uzun süreli Reiki uygulamak asla bir olumsuzluk yaratmaz. Reiki uygulamak için sadece birkaç dakikanız bile olsa, verin.

 

Kendinize Reiki Uygulamak

Kendinize Reiki uygulamaya başladığınızda, kişisel gelişiminiz ve farkındalığınız için ilk adımı atmış olursunuz. Reiki'ye uyumlandıktan ve öğrendikten sonra kişinin her gün bunu kendisine uygulaması son derece faydalıdır. Başkalarına yardımcı olmaya başlamadan önce, kendimize çalışmalı, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak kendimizi enerjiyle beslemeliyiz.

Düzenli yapılan Reiki enerji çalışmaları ile gün içinde harcanan enerjinin yerine, bedenin kendisini yeniden dengeleyeceği ortamın oluşması sağlanır. Bu enerji çalışmaları bedeni toksinlerden arındırır ve bedenin yaşam enerjisini düzene sokar. Böylece beden enerjisi dengelenir ve enerjisi dengelenen beden de sağlığı oluşturmaya başlar.

Reiki, sadece hastalıkların iyileşmesini destekleyen bir özelliğe sahip değildir. Reiki, kişinin yaşamını her alanda etkiler. Yani her düzeyde kişisel değişim ve dönüşümü başlatır. Reiki'nin düzenli kullanımı bütünsel şifa verdiğinden, Reiki'ye uyumlanan ve onu hayatının bir parçası yapan kişinin bedensel, duygusal, zihinsel ve ruhsal bakımlardan aynı kalması mümkün değildir.

Düzenli yapılan Reiki enerji çalışmaları ile gereksiz olan her duygu, düşünce ve inanç kalıpları tek tek temizlenir, dönüşüme uğrar. Zihninizi sakinleştirir, sorunlarınızı algılayış biçiminizi değiştirmenizde yardımcı olur. Günlük hayatı etkileyen korku, endişe, üzüntü, stres, hayal kırıklığı, öfke ve benzeri tüm olumsuz duygusal süreçlerin şifa bulmasında önemli rol oynar.

Reiki'yi kendinize her gün uygulamanın size daha birçok faydası vardır. Şöyleki ;

  • Yaratıcılığınızı, hafızanızı ve öğrenme yeteneğinizi geliştirir.
  • Mevcut hastalıklarınızın ilerlemesini önler ve bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir.
  • Bedendeki yaraların acısını azaltır ve doğal iyileşme sürecini hızlandırır.
  • Aura ve çakraların dengede olmasını sağlar.
  • Sezgileriniz güçlenir ve enerjiniz artar. Elleriniz, zamanla, bedende olmaları gereken bölgeye sezgisel olarak gider.
  • Kişisel ve ruhsal gelişiminizi pozitif yönde destekler, sabır ve anlayışınızı geliştirir.
  • Varolan sorunlarınızı daha rahat ve kolay çözümlemenize yardımcı olur.
  • Yaşamınızdaki ilişkileri ve olayları olumlu etkiler.

Kısacası, Reiki enerjisini düzenli kullanan kişinin beden, zihin ve ruh sağlığı dengede olur. Kendisini daha sevgi ve şefkat dolu, hoşgörülü ve mutlu hisseder.

Reiki uygulamak için stresli durumların, fiziksel rahatsızlıkların ve duygusal dalgalanmaların oluşmasını beklemeyin. Düzenli yapılan Reiki uygulamaları size bu gibi durumlarda rahatlık ve kolaylık sağlayacaktır.

 

Reiki'nin AURA ve ÇAKRA ile ilişkisi

Her varlığın fiziksel bedeninin yanısıra, bir de onu çevreleyen enerji bedeni (aurası) vardır. Evrensel yaşam enerjisi, fizik bedeni çevreleyen, gözle göremediğimiz bu enerji bedeninden-alanından geçerek, enerji merkezleri-çakralar aracılığıyla fiziksel bedene akar. Ve meridyenler (enerji yolları-kanalları) yoluyla da fizik bedene ve oradan tekrar enerji bedenlerine yayılır.

İşte enerji bedenlerindeki bu enerji akışının rahat ve dengeli olması gerekir ki, kişi de fiziksel ve ruhsal açıdan dengede ve sağlıklı olabilsin. Bunun için, fizik beden ile enerji bedenler arasında köprü görevini gören yani yaşam enerjisinin giriş çıkış kapıları olarak da tanımlanabilecek çakraların dengede olmaları ve enerji alış-verişini düzgün yapabilmeleri gerekir.

Reiki enerjisi kişiye akarken hem enerji bedenlerindeki, hem de fiziksel bedendeki düşük frekanslı enerjileri ve dengesizlikleri dağıtarak o bölgedeki frekansı yükseltir. Böylece yaşam gücü enerjisinin akışını düzenleyerek, sağlıklı ve doğal olarak akmasını gerçekleştirir.

Aura

Her canlının fiziksel bedenini saran ve onunla kaynaşan, kendi özelliklerini barındıran ve yayan ışık-enerji bedenine "aura" denir. Aura'ya canlı bedenini çevreleyen, yaşam enerjisini yansıtan ve elle tutulmayan, gözle görülmeyen ama var olduğu bilinen bir enerji kalkanı-alanı da denilebilir.

Cansız nesnelerin de aurası vardır. Pek çok kişisel eşya, sahibinin enerjisi ile yüklenir ve bu enerjiyi yayar. Değerli taşlar ve kristallerin de auraları vardır ve Reiki uygulama çalışmalarında kullanılmaktadırlar.

Aura, tüm duyguların, düşüncelerin, anıların ve davranış kalıplarının bulunduğu yerdir. Kişiliğimizi, yaşam biçimimizi yansıtır. Duygu ve düşünceler de, insan enerji alanları (auralar) yoluyla insanlar arasında gidip gelirler.

Enerji sistemimiz her gün dış etkenlerle karşılaşır ve yüklenir. Eğer, dış etkenlerin bizi nasıl etkileyebileceğinin farkında olmazsak, istemeden kendi enerji sistemimizin zayıflamasına neden oluruz. İşte enerjimizi korumanın, onu dengede tutmanın sırrı auramızdadır. Güçlü bir aura ile düşük frekanslı enerjileri geri yansıtarak, istenmeyen enerjilerin baskısından kendimizi korumuş oluruz. Aurayı güçlendirmenin ve dengelemenin en basit ve etkili yolu da kendinize düzenli olarak Reiki uygulamaktır.

Aura bedenlerinin sayıları konusunda birçok kaynakta farklı bilgiler vardır. Yaygın olarak bilinen dört enerji bedeni ;

  • Eterik beden (fiziksel bedenin ikizi) : Eterik beden tüm hücrelere kadar ulaşıp onları enerjiyle besleyerek, fiziksel bedeni koruyucu bir kabuk gibi sarar ve bedeni hastalıklardan korur. Eterik beden kişinin sağlık durumunu gösterir.
  • Duygusal beden (astral) : Duygusal beden, kişinin olumlu, olumsuz tüm duygularını ve duygularındaki değişiklikleri barındırır. Duygusal bedende bilinçsizce saklanan her türlü duygunun yansıttığı enerji titreşimleri, kişinin çevresine gönderdiği bilinçli, bilinçsiz mesajlarını oluşturur.
  • Zihinsel beden (mental) : Düşünce şeklimiz üzerinde etkilidir. Alışkanlık haline gelmiş düşüncelerin yaşantımız üzerindeki etkisi fazladır.
  • Ruhsal beden (spiritüel) : Çok yüksek frekansla titreşir ve sevgi içeren herşeyin en yüksek boyutudur.

Bu bedenlerin hepsinin kendine özgü titreşim frekansı vardır ve hiçbiri birbirinden ayrı değildir. Kendi frekans alanlarında titreşirken birbiri içinde yayılırlar.

Auranın gerçekliği bilimsel olarak 1940'lı yıllarda, eski Sovyetler Birliği araştırmacılarından Semyon Kirlian ve eşi tarafından yüksek frekanslı fotoğrafçılık tekniği kanalıyla kanıtlanmıştır. Kirlian fotoğrafı; insan, hayvan, bitki gibi tüm canlıların bedenlerinden yayılan enerjinin fotoğrafla tespit edilmesini ve renklendirilmesini sağlayan özel bir tekniktir.

Çakra

İnsan bedeninde enerjinin aktığı yüzlerce enerji merkezi bulunmaktadır. Çakralar, beden üzerindeki bu enerji merkezleridir. Ve yaşam enerjisi de bedene çakralar yoluyla akar. Çakra, Sanskrit (eski bir hint dili) dilinde hareketli daire - tekerlek - veya enerji vorteksi anlamına gelir. Girdapsı yapılarıyla hem evrenden ve yeryüzünden gelen enerjileri bedene aktarma görevini yaparlar, hem de bu enerjinin beden dışına, çevreye yayılmasını sağlarlar. Kısacası çakralar; kişinin fiziksel bedeni ile enerji bedeni arasında iletişim görevini üstlenirler.

Çakralar, bedende kuyruk sokumu bölgesinden, başın tepe noktasına kadar uzanan omurga kanalı boyunca çeşitli noktalara karşılık gelirler. Omurga kanalı, en önemli enerji kanalıdır. Ve çakralardaki enerjinin akıcı ve dengede olması da, bu enerji kanalının temiz olmasına bağlıdır.

Her çakra bedenin değişik bölgesine enerji taşır ve o bölgeden sorumludur. Herbiri kişiliğimizin farklı bir yönünü enerjisel olarak etkiler. Çakraların herbirinin kendine özgü frekansı, elementi, notası ve rengi vardır.

Çakralar, insan bedeninin işlevini tam olarak yerine getirmesini sağlayan endokrin sistemiyle - iç salgı bezleriyle - ve sinir sistemiyle de ilişkilidir. Ayrıca herbiri de diğeriyle bağlantılı ve sürekli enerji alışverişi içindedir. Bu nedenle, bir veya birkaç çakradaki bedeni besleyen enerji akımının kısıtlanması sonucu oluşan tıkanıklıklar ve dengesizlikler bütün çakra sistemini etkiler.

Vücudumuzdaki organları, damarları, kasları, endokrin sistemi de dahil olmak üzere tüm diğer sistemleri etkileyen çakraların yedi tanesi çok önemlidir. Şimdi eterik bedende yer alan bu yedi ana çakrayı inceleyelim:

1. Çakra - Kök Çakra: Birinci çakra omurganın sonunda, kuyruk sokumu bölgesindedir. Aşağıya doğru açılır ve dünyadan enerji alır. Rengi alev kırmızısıdır. Kök çakrayla bağlantılı olan salgı bezi; böbrek üstü bezleridir. Omurganın geneli, kemikler, dişler, tırnaklar gibi bedenin tüm sert bölgeleri, bacaklar, boşaltım sistemi, böbrekler, makat, kan ve hücre yapımı, kalın bağırsak, üreme organları ve erkeklerde üremeyi etkiler.

Kök çakra; alışkanlıklarımızın ve içgüdülerimizin merkezidir. Yaşamımızı sürdürmek için gereken beslenme, üreme, güvende kalma ve koruma güdüleri bu çakra tarafından yönetilir.

Bu çakra aynı zamanda, kabullenişin, kendi varlığımızı kabullenmemizin merkezidir. Eğer kendimizi tüm olumlu, olumsuz özelliklerimizle bir bütün olarak görüp, bu bütünü olduğu gibi kabul eder, sever ve eleştirmeyi, yargılamayı bırakırsak, hem beden, zihin ve ruh sağlığımız dengede olmuş olur. Hem de ailemizi, diğer insanları ve yaşamımızı olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmiş oluruz. Birini kabul etmek için de mükemmel zamanın oluşmasını beklemeyelim. Çünkü bu zamanı hiç bulamayabiliriz.

Kök çakra, beden ve bedenin fiziksel fonksiyonlarıyla ilgilidir ve kişiyi yeryüzüne, maddi dünyaya bağlar. Kök çakra, diğer çakraların yaşam gücünün kaynağıdır. Kök çakrasındaki bir engelleme, tüm enerji sistemini, diğer çakraları da etkiler.

2. Çakra - Karın Çakrası / Sakral Çakra: İkinci çakra kasıkla, göbek deliği arasında karın bölgesindedir. Ve rengi portakal rengi / turuncudur. İlgili salgı bezleri erbezleri ve yumurtalıklardır. Kalça bölgesi, üreme organları, kadınlarda üreme, rahim ve yumurtalıklar, mesane, böbrekler, kalın bağırsak, apandisit, lenf sistemi, kan, yağ, mide suyu ve sperm gibi tüm sıvıları etkiler.

Ayrıca kişinin yaratıcılığını, cinsel fonksiyonlarını ve başkalarıyla olan ilişkilerini etkiler.

3. Çakra - Mide çakrası / Solar Pleksus: Göbek deliğinin biraz üstündedir, rengi parlak sarıdır. İlgili salgı bezi pankreasdır. Bel bölgesini, sindirim sistemi, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi, pankreas, diyafram, otonom sinir sistemi, ince, kalın, oniki parmak bağırsaklarını etkiler.

Bu çakra duygusal bedenden direk olarak etkilenir. Kişinin duygularını, arzularını, yaratıcılığını ve tüm ilişkilerini etkileyip yönlendirir. Mide çakrası, kişisel güç ve özgüven konuları üzerine odaklanır.

4. Çakra - Kalp Çakrası: Bu çakra iki göğsün arasında kalbin hizasındadır. Rengi yeşil (şifa), çevresi pembedir (sevgi ve şefkat). Burada timüs bezi bulunur. Timüs bezinin çalışması ile bağışıklık sistemi arasında yakın bir ilişki vardır. Bu çakra; kalp, akciğerlerin altı, göğüs kafesi, göğüsler, diyafram, solunum sistemi, omuzlar ve kollar (bedendeki dengedir, denge bozulduğunda kollar ağrır), kan ve dolaşım sistemi, deri ve bağışıklık sistemini etkiler.

Kalp çakrası sevgi ve şevkatin merkezidir. Başkalarından hoşlanma yeteneği ile kişinin sevgiyi alabilme ve verebilme yeteneğini ve bağışlama-affetme yeteneğini barındırır.

5. Çakra - Boğaz Çakrası: Beşinci çakra boyunla boğaz arasındaki çukur bölgeden başlayarak boynun arkasında omurilik soğanının hemen altında son bulur. Rengi açık mavidir. Burada tiroid ve paratiroid bezleri bulunur. Bu çakra; boğaz, çene, ağız, dil, tükürük bezleri, dişler, diş etleri, kulaklar, burun, ses telleri, akciğerler, bronşlar, nefes ve yemek boruları, omurilik başı ve boyun omurlarını etkiler.

Boğaz çakrası insanın, irade, ifade ve iletişim yeteneği ile gerçeği yansıtabilmenin merkezidir. Aynı zamanda hem alt, hem de üst çakralarla bağlantısı vardır. Çakraların dilidir.

6. Çakra - Alın Çakrası: Altıncı çakra alnın tam ortasındadır. Rengi laciverttir. Burada hipofiz salgı bezi vardır. Yüz, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, beyincik, soğancık bezi, kafatası ve merkezi sinir sistemini etkiler.

Hafızanın, iradenin, sezgisel gücün, bilinçlenmenin ve bilgeliğin merkezidir. Meditasyonda konsantrasyon merkezi olarak kullanılır.

7. Çakra - Taç Çakra: Yedinci çakra başın tepesinde, tam ortadadır. Yeni doğmuş bir bebeğin başında yumuşak bölge (bıngıldak) olarak bilinen noktada yer alır. Yukarıya doğru açılır ve evrenden enerji alır. Rengi mor, çevresi altın-beyazdır. Burada epifiz salgı bezi vardır. Fiziksel olarak beyni, kafatası, kas, sinir ve iskelet sistemini etkiler.

Bu çakra bizi evrensel yaşam gücüyle ve ilahi varlığımızla birleştirir. Evrensel yaşam gücü bu çakradan akarak diğer çakralara yayılır. Üst benliğimizle, ruhsal doğamızla doğrudan bağlantılıdır.

"Çakraları açık veya kapalı" diye bir ifade kullanmak pek doğru olmaz. Önemli olan çakralardaki enerjinin dengede olmasıdır. Günlük hayatımızda, her bir çakrayı mükemmel bir şekilde dengelemek olanaksızmış gibi görünse de, hedef, mükemmellikten ziyade, her çakradan yayılan enerjinin farkına varmaktır. Farkındalık ise, kişinin kendisini kayıtsız şartsız olduğu gibi kabullenmesiyle oluşur. Kayıtsız şartsız kabullenebilmek de büyük oranda dürüstlük ve cesaret gerektirir. Dürüstlük; kendimizi, tüm güçlü ve zayıf yönlerimizle, korkularımız ve sırlarımızla bir bütün olarak görebilmek, cesaret ise; bu gördüklerimizle yüzleşebilmektir.

 

 

Sık Sorulan Sorular

Kitaplardan ya da Reiki içerikli sitelerden Reiki'yi öğrenip, kullanabilir miyiz?

Bu şekilde öğrenilen bilgiler sadece Reiki'nin ne olduğu ve nasıl çalıştığı hakkında kişiye fikir verebilir. Ancak bir Reki uygulayıcısı olmak, Reiki enerjisi ile çalışmak için mutlaka kendisi de uyumlama ve eğitim almış bir Reiki öğretmeninin sizi uyumlaması yani diğer bir değişle el vermesi gerekir.

Reiki'yi, diğer elle şifa verme yöntemlerinden ayıran en önemli özellik de bu uyumlanmadır. Uyumlanmadan yapılan her çalışma sadece kişinin kendi bioenerjisini kullanmasıdır. Bu çalışmalar yapılabilir bununla birlikte Reiki uygulaması değildir.

 

Reiki ile bioenerji arasındaki fark nedir?

Bioenerji kelime anlamıyla doğal olan enerji demektir. Bioenerji uygulamalarında bioenerjist; kozmik bioenerji akımını bir çeşit mercek görevi yaparak toplar, çok yüksek değerlerde yoğunlaştırır ve tedavi edeceği kişinin fizik ve enerji bedenlerine aktarır. Bionerji verecek olan insanın bu enerjisinin, vereceği insandan çok daha fazla olması gerekir. Bunun için de birçok konuda ciddi bir bilgi birikimine (anatomi, fizyoloji gibi), eğitime ihtiyaç vardır.

Ana kaynağa bağlı ve asla tükenmeyen bir şarj gibi olan Reiki ise, özündeki yaşam enerjisini yönlendirip harekete geçirmenin bir yolu olduğu için, kişi bu teknikle çalışırken, asla kendi "ki" enerjini (bioenerjisini) kullanıp, yoğunlaştırma ihtiyacında olmaz. Sadece Reiki'nin / evrensel yaşam enerjisinin, kendisinden bir başkasına akmasına aracı olmaya niyet eder. Bunun için de Reiki hem alıcı hem de uygulayıcı için son derece güvenlidir. Kullanılan enerji, uygulayıcının kendi enerjisi olmadığı için yorucu da değildir. Kendisinden herhangi bir enerji kaybı olmamaktadır. Aksine aynı zamanda o da güçlenmekte ve enerjiyle dolmaktadır. Ayrıca hastanın rahatsızlıklarını kendi üzerine alma tehlikesi yoktur. Uygulayıcı, Reiki enerjisine sadece aracı olmakta ve elleri enerjiyi aktarmak üzere bağlantı kablosu görevini görmektedir. Uygulamadan sonra hem alıcı, hem de uygulayıcı kendisini bu evrensel, sevgi dolu enerjiyle yıkanıp, arınmış hissederler. Reiki ile hata yapma şansınız yoktur. Reiki, içerdiği bilinçle, kişiye asla zarar vermez aksine her zaman ihtiyacına göre fayda sağlar. Onun içindir ki herkes tarafından öğrenilmesi ve uygulaması çok kolay bir tekniktir.

 

Reiki hastalığı ilerlemiş olanlara da fayda sağlar mı?

Reiki kimsenin özgür iradesine müdahale edecek şekilde çalışmaz. Reiki enerji uygulama çalışmalarını sürdüren herkes, çalışmalarına "o kişinin ve bütünün en yüksek hayrına olsun" diyerek başlar. Eğer kişinin iyileşmesi onun için hayırlıysa, Reiki enerjisi bu süreci hızlandırarak o kişiye yardımcı olur. Ağır bir hastalık sonucu birisine Reiki enerji uygulaması yapıldığında, eğer kişi bu yaşama veda edecekse, kişi için hayırlı olan bu ise, yaşama veda edene kadar ki zaman diliminde hastalığın bedende yarattığı acı, ağrı gibi etkiler her neler ise bunları en aza indirir, bu aşamayı rahat ve huzurlu tamamlamasına yardımcı olur.

 

Reiki'yi uygulamak için insanlara dokunmamız şart mı?

Hayır. Eğer uygulama yaptığınız kişi dokunulmaktan hoşlanmıyorsa, elleriniz bedenden biraz uzak olacak şekilde çalışmayı yapabilirsiniz. Ayrıca 2.veya 3.aşama Reiki eğitimlerini almış olan kişiler zaman ve mekan sınırlaması olmadan uzağa enerji gönderme yöntemiyle de Reiki uygulamalarını dokunmadan yapabilmektedirler.

 

İstemeyen bir kişiye Reiki uygulaması yapabilir miyiz?

Daha önceki sorunun cevabında da belirttiğim gibi; Reiki kimsenin özgür iradesine müdahale edecek şekilde çalışmaz. Genellikle kendimizde faydasını görelim ya da görmeyelim hemen bir başkası için ona da fayda getirebileceğini düşünerek Reiki uygulaması yapmakta ısrar ederiz. Çünkü bize göre o kişinin kesinlikle bu desteğe ihtiyacı vardır. Fakat o buna hazır değildir ve istemez. Bu durumda da yaşanabilecek tatsız olaylar, gereksiz gergin ortamların oluşmasına neden olur. Dolayısıyla, Reiki ne kimseye zorla öğretilir, ne de zorla o kişiye bir Reiki enerji çalışması yapılır. Hiç bir konuda kimsenin özgür iradesine müdahale etme hakkına sahip değilizdir.

 

Reiki'nin günah olduğu, Allah'a şirk koşmak olduğu söyleniyor. Doğru mu?

Reiki uyumlaması alan kişi evrensel yaşam enerjisinin kaynağına bağlanmış olur. Böylece, Reiki uygulayan kişi sadece ve sadece Yaratan'dan gelen bu evrensel yaşam enerjisine aracı olur. Uygulama sonucu üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Eğer alıcı hazırsa Reiki enerjisi onun "kendi içsel iyileşme gücünü" harekete geçirir. Beden istiyorsa kendisinde şifayı oluşturur. Çünkü her insan sadece kendisini iyileştirebilme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla bir iyileşme meydana geldiğinde Reiki uygulayıcısı bunun kendi becerisiyle olmadığının da bilincindedir.

 

Reiki eğitiminin tüm aşamalarına tek bir eğitmenle devam etmek şart mıdır?

Hayır. Kişi, Reiki eğitiminin herhangi bir aşamasında eğitmenini değiştirebilir.

 

Reiki'ye başlayanların hayatlarında, birçok olumlu değişikliğin olabileceği söyleniyor. Değişikliklerin olmaması Reiki'nin akmadığı yani uyumlamanın olmadığı anlamına mı geliyor?

Reiki'ye uyumlandıktan ve uygulama esasları bir kere öğrenildikten sonra bu tekniği ömür boyu kullanabilirsiniz. Bazen, Reiki uygulamasından faydalanamadıklarını ya da hayatlarında herhangi bir değişikliğin olmadığını belirten kişiler olabilir. Artık biliyoruz ki, genelde tüm hastalıkların kökeni zihinsel. Bu görüşe göre iyileşme zihinde başladığı an, Reiki enerjisi de buna paralel fayda sağlamaya başlar. Eğer kişi buna istekli değilse, Reiki enerjisi ile sadece geçici bir rahatlık elde edebilir.

Reiki'den faydalanıp faydalanmamak ise kişinin seçimine, özgür iradesine kalmıştır. Eğer Reiki enerjisine uyumlandıktan sonra, olumsuz düşünce kalıplarına hala daha bağlı kalmayı sürdürürsek, niyetimizde azıcık da olsa bencillik varsa, beklediğimiz gibi Reiki'nin bize yardım etmediği duygusuna kapılırız. Bu sevgi dolu, saf ve güçlü enerjiyi yaşantımızın bir parçası haline getiremediğimiz gibi, kullanamadığımızı da fark ederiz.

 

Reiki ile çalıştığımız zaman yakın çevremiz tarafından alay konusu olursak ne yapmalıyız?

Kişinin kendini tanıma ve bilinçli farkındalığını geliştirme yolunda önüne birçok araç çıkar. Bu yolu hangi araçla alacağına karar veren kişi seçimini de yapmış olur. Hayatta yapılan tüm seçimler için de böyle bir davranış modeli ile karşılaşma ihtimali vardır. Kişiyi rahatlatan, konunun Reiki olmaması mıdır? Kaldı ki; seçilen araç her ne olursa olsun kişinin gerçekten bu seçiminde ne kadar sabırlı ve kararlı davranacağını görmesi için de bu bir fırsattır. Kişi gerçekten değişime açık mı, düşünceleriyle, oluşturduğu duygularıyla, kullandığı sözcüklerle ve inançlarıyla yüzleşmeye ne kadar hazırdır? Sırf bir moda, akım, ben de öğreneyim ya da ben de etkili olacak mı bakalım şeklinde bir yaklaşım, zaten o an pamuk ipliğine bağlı olan bu seçiminden, en ufak bir tepki ile hemen vazgeçilmesine neden olacaktır.



Reiki'ye uyumlandıktan sonra bazı rahatsızlıkların ortaya çıkabileceği söyleniyor. Doğru mu?

Reiki'ye uyumlanan kişi böylece evrensel yaşam enerjisinin kaynağına bağlanmış olur. Bu sevgi dolu, saf ve güçlü enerji kişinin fiziksel bedeni dahil, tüm enerji bedenlerindeki blokajları ve düşük frekanslı enerjileri yok edeceği için uyumlamadan sonra fiziksel ve duygusal bir arınma süreci geçirmek mümkündür. Bu süreç birkaç gün veya kişinin içinde bulunduğu fiziksel ya da duygusal ortamın zorluk derecesine göre biraz daha uzun sürebilecek baş ağrısı, ciltte döküntüler, eklem ağrıları, aşırı terleme, aşırı idrar, ishal, aşırı canlılık, uyku hali veya duygusal dalgalanmalar şeklinde ortaya çıkabilir. Bu durumlarda sabırlı olmalı, bol su ya da bitkisel çaylar içmeli, dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Ortaya çıkan bu çeşit rahatsızlıkların toksinlerden arınma olduğunu bilmekte fayda vardır. Bu belirtiler kişinin kendi iyileşme gücünün harekete geçtiğini yani bedendeki enerji blokajlarının çözüldüğünü gösterir. Bu süreçte yapılan Reiki enerji çalışmalarına ara verilmeden devam edilmesi önerilir.

 

Reiki enerjisi ile uygulama yaparken, el pozisyonları mutlaka belirtilen sırada mı olmalıdır?

Reiki uygulamalarında el pozisyonları, tepe çakradan başlar, bedenin belirli bölgelerinde devam ederek ayaklarda biter. El pozisyonlarının, öğrenildiği ilk günlerde özellikle de 21 gün süresince kişinin hem iç disiplinin gelişmesi, hem de bu konuda alışkanlık kazanması bakımından eğitmenin öğrencisine aktardığı sırada yapılması önerilir. Bununla birlikte "temel el pozisyonları" olarak aktarılan bu pozisyonların dışında da, ellerinizi bedeninizin ihtiyacı olan bölgesine koyarak Reiki enerjisini akıtabilirsiniz.

 

1.aşama eğitiminde gösterilen el pozisyonları 21 gün yapılmazsa ne olur?

Genelde bu çalışmalar için gereken zamanı ayıramadığı ya da ilk birkaç gün hevesle başlayıp sonrasında bu süreci tamamlayamadığı için kişinin kendisini mahcup hissetmesine neden olan bu hareketler ve 21 günlük uygulama süresi önem taşır. 21 günlük bu süre, kişinin, Reiki enerji frekansına alışmasına, gösterilen el pozisyonlarını ezberlemesine ortam hazırlar. Ayrıca bedendeki enerji blokajları çözülerek beden toksinlerden arınır ve bedenin yaşam enerjisi düzene girer. Böylece beden enerjisi dengelenir ve enerjisi dengelenen beden de sağlığı oluşturmaya başlar.

 

1. aşama eğitimini ve uyumlamasını aldıktan sonra kendime çalışırken genelde bedenimin bir bölgesine gelince (özellikle mide) uyuyorum ve hareketlerimi bitiremiyorum. Bu da beni rahatsız ediyor. Ne yapmalıyım?

Reiki enerjisi ile uygulama yapılırken kişi bir süre sonra kendisinde bir rahatlık hissetmeye başlar. O ana kadar taşıdığı gerginliğin açıldığını, gevşediğini fark eder ve sonunda uykunun dayanılmaz cazibesine kapılır. Bu Reiki enerjisi ile çalışmanın doğal bir sonucudur. Özellikle de Reiki 1 uyumlamasını aldıktan sonraki ilk günlerde. 21 gün süresince beden enerjisi dengelenene kadar bu yaşanabilir. Aslında bu süre bedenin her bölgesine Reiki enerjisi ile uygulama yapılmasını içerir. Bununla birlikte uyuduğunuz zaman hangi pozisyonda kalmışsanız, bir sonraki uygulamanıza kaldığınız yerden başlayarak devam edebilirsiniz. Bir süre sonra kişi fark edecek ki, uyku süreleri gittikçe kısalmaya başlayacak. Yeter ki uyumak, hiç bir zaman kişiyi Reiki enerji çalışmalarından uzaklaştırmaya bahane olmasın.

Reiki enerji uygulama çalışmalarını günün belirli bir saatinde yapılması gerekliliği var mıdır?

Böyle bir tarife yoktur. Bununla birlikte yukarıda da belirttiğim gibi Reiki enerji çalışmaları kişide rahatlama hissi yaratacağı için kişi kendi için en uygun zamanı bunu dikkate alarak belirleyebilir.

 

Reiki ile çalışırken bazen enerji ellerimden akmıyormuş gibi geliyor, hiç bir şey hissetmiyorum. Gerçekten benden Reiki akıyor mu?

Kişi farkında olsa da, olmasa da aktarmaya aracı olduğu Reiki enerjisi her an ondan akmaya devam eder. Reiki enerji çalışmaları ile ne kadar çok pratik yapılırsa kişinin algılama yeteneği ve hassasiyeti o kadar artar, bilinçli farkındalığı gelişir. Bununla birlikte kişi Reiki enerjisi ile çalışırken, zihnini başka yere odaklamışsa, o süre boyunca Reiki enerjisi ellerinden akmasına rağmen bunu hissetmeyebilir. Fakat Reiki içerdiği bilinç ile akması gereken bölgeye akar ve burada yoğunlaşarak gerekli faydayı sağlar, kişi hissetmese bile.

 

Reiki çalışmalarını devamlı uygulamak zorunda mıyız?

Güzel bir deyişimiz vardır "zorla güzellik olmaz" diye. Bir insan bir olaya nasıl bakmayı ve yorumlamayı seçiyorsa o, onun gerçeği olur. Reiki'yi sık kullanmak, günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirmek de kişinin seçimine kalmıştır. Düzenli yapılan Reiki enerji çalışmaları kişiye her yönden fayda sağlar. Kişinin sezgileri gelişir, enerji farkındalığı artar. Hayata bakışı değişir ve fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak enerjisi dengede olur.

Bununla birlikte, Reiki'yi düzenli uygulayacağım diye fırsat yaratmaya, olmayınca da strese girmeye ise hiç gerek yoktur. Kendinizi bu şekilde kısıtlamayın, kısacık süreleri bile değerlendirebilirsiniz. Yeterki isteyin! Zaman bulmak, yaratmak hiç de sorun olmaz. Okurken, çalışırken, TV izlerken, seyahat durumundayken, spor yaparken, trafikte beklerken. Bu kısacık zamanda ellerinizi bedeninizin herhangi bir yerine koymakla Reiki'nin size kazandıracağı faydaları tahmin bile edemezsiniz.

 

1. aşama uygulayıcısıyım. 2. aşamada gösterilen sembolleri bir kitaptan öğrendim. Kullandım fakat bir işe yaramadı. Neden?

Reiki eğitiminin her bir aşamasında kişiye uyumlama yapılır ve kişinin enerji frekansı o aşamanın enerji frekansına ayarlanır. Yani kişi hangi aşamadaysa ancak o aşamanın frekansına uygun çalışmaları yapabilir. Semboller 2. ve 3. aşama eğitimlerin içeriğini oluşturur. Uyumlamayla birlikte, kişinin niyetine, Reiki enerjisine odaklanabilmesine ve yönlendirebilmesine aracı olmaya yarayan bu semboller de kişiye aktarılmış olur. Reiki 2'ye ya da Reiki 3'e uyumlanan kişi sembolü düşündüğü an, sembolün temsil ettiği enerji de otomatik olarak akmaya başlar. Bu nedenle semboller, sadece 2.aşama ya da ileri Reiki uyumlaması alanlar tarafından aktif hale getirilip, kullanılabilirler.

 

 

Uyarılar

 
Reiki enerji uygulamaları asla ve asla tıbbi müdahalelerin yerine geçmez. Kişinin eğer önemli bir sağlık sorunu varsa, Reiki enerji uygulamalarını tıp tedavisi ile birlikte devam ettirmesi gerekir.
 
Reiki uygulayıcısı eğitmen olsun, öğrenci olsun, asla ve asla teşhis koyamaz ve ilaçlarla ilgili tavsiyelerde bulunamaz.
 
Sağlık durumlarından dolayı düzenli ilaç kullanması gereken kişilerin ilaçlarını, doktorla görüşmeden bırakmamaları önerilir.
 
Asla unutulmamalıdır ki; Reiki uygulayan kişi sadece ve sadece aracıdır ve uygulama sonucu üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Eğer alıcı hazırsa Reiki enerjisi onun "kendi içsel iyileşme gücünü" harekete geçirecektir. Dolayısıyla bir iyileşme meydana geldiğinde uygulayıcı bunun kendi becerisiyle olmadığının da idrakine varmalıdır.

 

   

 Bu çalışmalarımızla ilgili program içinETKİNLİK  sayfasını tıklayınız.


 
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
ATATÜRK


Sahip olduklarınızın, sahibiniz olmasına izin vermeyin.
H.Jackson Brown


Bugün ne olduğunuz, dünkü tercihlerinizin sonucudur. Yarın ne olacağınız ise bugünkü kararlarınızın sonucu olacaktır.
Shakespeare


Kendi iyiliğini başkalarına sunduğunda onların içindeki iyiliği dışarı çıkartırsın.
Harry Firestone


Mutluluk, kendi kendine yetenlerindir.
Aritoteles

DUYURULAR
Arşiv
Linkler
 
e-kitap

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Her hakkı saklıdır. © 2006 Evrenin Hediyesi
Serap Toyata • Tel: 0 (532) 376 76 81 • serap@evreninhediyesi.com

Ziyaretçi Sayımız: